Korkusuz Kamil – Hikaye

Korkusuz Kamil

Bir gün Ustura Kemal ve dostları, Mezarlığın karşısındaki bir yerde bir taraftan muhabbet ederken bir taraftan da demleniyorlarmış. Muhabbet devam ederken konu mezarlık ve ölülere gelmiş. Aralarında korkusuz olarak ün salmış olan kabadayı Korkusuz Kamil , “Ulan ölü ne ki ölüden kimseye zarar gelmez?! Siz asıl sağ olanlardan korkun” diye söylemiş. Ustura Kemal de muhabbeti koyulaştırmak adına, “Ulan Kamil, madem sen ölüden korkmuyorsun, gel şunu bize kanıtla” diye dalga geçmiş.

Korkusuz Kamil, “Size bunu nasıl ıspatliyayım” diye sorunca Ustura Kemal, “Bak şu karşıdaki mezarlığı görüyorsun. Madem hiçbir şeyden korkmayan biisin, bu gece yarısı sana bir kazık verelim mezarlığa girip o kazığı bir yere çak. Sabah bizde gider, çaktığın kazık var mı yok mu kontrol ederiz. Eğer mezarlıkta kazığı bulursak senin korkusuz olduğunu bir kere daha anlarız.” demiş. Aslında Korkusuz Kamil, gece mezarlığa girmek bir yana dursun, mezarlığın duvarının yanından geçerken bile korkusundan ıslık çalan şarkı söyleyen bir adammış. Fakat kabadayılıktan ödün vermemek için, “Tamam ama gece beraber gideceğiz ve siz beni mezarlık çıkışında bekleyeceksiniz” demiş. Gece yarısı olduğunda hep birlikte mezarlığa gitmişler.

Korkusuz Kamil, gecenin zifiri karanlığında mezarlıktan içeri dalmış. Herkesin Korkusuz olarak tanıdığı o yiğit kabadayı, mezarlığın içinde yürürken besmeleler çekerek salavatlar getirerek korkarakdan ilerlemeye başlamış. Mezarlığın ortalarına doğru geldiğinde hızlıca bir mezarın yanına eğilip kazığı çakmış ve korkusundan biran önce mezarlıktan çıkmak istemiş. Ama bir şey, giydiği elbisenin ucundan tutmuş. Korkusuz Kamil avazı çıktığı kadar bağırmaya başlamış, “İmdaaaaat! Yardım ediiin. Ölü beni tuttu bırakmıyooor!” diye. Fakat dışarıda bekleyen dostlarına ne kadar bağırdıysa da malesef sesini duyuramamış. Korkudan ödü patlayan Korkusuz Kamil, oracıkta kalp krizinden ölüvermiş.

Epey bir zaman mezarlığın kapısında bekleyen arkadaşları, Kamil’in kendilerine oyun oynadığını düşünüp, “Mezarlığın diğer kapısından çıkmıştır bu boşa beklemeyelim” deyip dağılmışlar. Ertesi gün, Ustura Kemal ve dostları Korkusuz Kamil’in mezarlığa kazığı çakıp çakmadığına bakmak için gelmişler. Bir de bakmışlar ki, Kamil, kazıkla beraber elbisesinin ucunu da toprağa çakmış vaziyette, bir mezarın üzerinde yüzüstü cansız bir şekilde yatıyormuş.

Diğer hikayelere ulaşmak için tıklayınız.

Aşağıdaki başlıkları senin için buldum belki ilgini çeker !

Yorum yaparak düşüncelerini bildirmek ister misin ?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.